21 YIL SONRA, GÖÇÜK ALTINDA 21 SAATİ ANLATTI
Merkez üssü Kocaeli Gölcük İlçesi olan 17 Ağustos 1999 deprem felaketinin üzerinden 21 yıl geçti. Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Astın felaketi olarak nitelendirilen 17 Ağustos Depreminin izleri kaybolsa da, Depremi yaşayan ve yakınlarını kaybedenlerin acısı hala çok taze

17 Ağustos Felaketini yaşayan ve 21 saat boyunca enkaz altında kaldıktan sonra yaralı kurtulanlardan biride Aslen Sivaslı olan ancak, çocukluğundan bu yana Kocaeli’nde yaşayan Serbest Mali Müşavir ve Muhasebeci Ahmet Erdem oldu. Erdem, o geceyi, o çaresizlik anlarını şu şekilde anlattı. “ Depremde ailem ve akrabalarım tatildeydi. Bende tatilden o akşam dönmüştüm. Kocaeli İzmit İlçesi Demiryolu Caddesi üzerinde bulunan 7 katlı Kocaeli Apartmanında ikamet ediyordum. Eşyalarımı yerleştirdim. Duş aldım. Balkona çıktım. Çok sıcak vardı. Gökyüzü gece olmasına rağmen patlıcan rengini andırır bir renge çalmıştı. Saat 2 buçuk gibi yatmak için odama gittim. Tam uykuya dalacağım esnada büyük bir gürültü oldu. Her şey bir iki saniyede gerçekleşti. Kendimi çekyat ile duvar kirişi arasında buldum. Kolum ve baldır kısmımdan yaralanmıştım. Ne olduğunu anlamadım. Sanırım bir 10 dakika şoktaydım. Hareket edemiyordum. Sonra deprem olduğunu anladım. Telefon şans eseri yanıma düşmüştü. Ofis çalışanı olan Ayhan Gıdık vardı. Kendisi şu an Kartepe sınırlarında olan Uzunçiftlikte oturuyordu. Tek katlı binada oturmasına rağmen depremi ve şiddetini hissederek uyanmış ve sokağa çıkıp tanıdıklarını ararken beni de aramıştı. Ben enkaz altında kaldığımı söyledim. Ulaşmaya ve yetkililere bilgi vermeye çalışacağını söyledi. Depremin boyutu çok büyüktü”
Enkaz altında yaşadıklarını anlatmaya devam eden Erdem, “ Ayağımın altından patlayan borulardan akan sular geçiyordu. Çok sayıda fare çevremde dolaşıyordu. Yukarıdan bağırışma sesleri ve siren sesleri geliyordu. Telefon daha sonraki aşamalarda çekmedi. Dakikalar ve saatler ilerledikçe kendi kedime moral vermeye çalışıyordum. Kurtulacaksın diyordum. Birde izlediğim bir filmde böyle bir durumda kalan kişinin tükürüğü ile su ihtiyacını gidermesini görmüştüm. Bende o şekilde kendimi ayakta tutmaya çalışıyordum. Saatler sonra ayağımın dip tarafından gelen ışıkları ve sesleri duydum. Zonguldak’tan gelen ekip tarafından kurtarıldım. Dışarı çıktığımda gördüğüm manzara korkunçtu. Bina yanımızdan geçmekte olan yolun üzerine devrilmişti. 4 kat tamamen yok gibiydi. Bir pasta şeklinde enkaz yığını vardı. Oturduğum binada tam 18 kişi hayatını kaybetti. Sadece 3 kişi kurtulduk.

YETERLİ BİLİNCE SAHİP DEĞİL
Hastanede bacağından ve kolundan ameliyat olup pilatin takıldığını anlatan Erdem, “ yaklaşık 6 ayda psikolojik tedavi gördüm. Deprem korkusunu ancak 1 yılda atlatabildim. Gece uyanmaları, en ufak sallantıdan dışarıya koşmalar yavaş yavaş bitti. Hayat benim içinde benim gibi depremi yaşayanlar içinde normale döndü. Ama tedirginlik devam ediyor. Daha sonra evlendim. 2 çocuk babası oldum. Şu anda başka bir mahallede 3 katlı bir apartmanda yaşıyoruz. Çocuklarıma ve eşime depremi yaşayan biri olarak, alınması gereken tedbirleri, deprem anı ve sonrasında nelere yapılması gerektiğini anlatıyorum. Akrabalarım tailde olduğundan kurtuldu. Ben şans eseri kurtuldum. Ama çok yakın arkadaş ve dostlarımızı kaybettik. Felaketin üzerinden 21 yıl geçti. Depremi yaşamayan veya depremde yakınlarını kaybetmeyen pek çok kişi yapılan onca bilgilendirme ve verilen eğitimlere rağmen bu konuda yeterli bilince sahip değil, Ayrıca hala pek çok bina risk gurubunda yer alıyor. Depremi gören binaların zeminleri oynadı. Bu konuda inceleme ve çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum. İnşallah bir daha böyle acılar yaşamayız. Bu nedenler bütün tedbirleri almalıyız ve deprem gerçeğini asla unutmamalıyız” şeklinde konuştu.
0 YORUM